fbpx

HAYALLER GERÇEĞE ALİAĞA GELECEĞE

Başkana Ulaşın

İstiklal Marşımızın Kabulü

Aziz milletimiz yokluklardan yeni bir devlet oluşturabilecek kapasiteye sahip bir millettir. Yedi düvele karşı milletimizin yürüttüğü istiklâl savaşı başarıyla sonuçlanmış ve bu mücadele yeni bir devletin kurulmasını da beraberinde getirmiştir.

Bir millet istiklâl savaşı yürütmek kadar zor bir seçenekle pek karşı karşıya kalmaz. İstiklâl savaşı yürütmek zorunda kalmış ve bu savaşı kazanmışsa varlığını devam ettirir. Bu savaşı kaybetmesi durumunda zaten millet olarak tarih sahnesinden çekilmek zorunda kalır. Ya bir başka milletin boyunduruğu altına girmiş ve bağımsızlığını kaybetmiştir, ya da o millet tarafından asimile edilerek millet varlığını kaybetmiştir.

Aziz Türk Milleti birinci dünya savaşı sonrasında yurdunu işgal eden müstevlilere karşı yürüttüğü istiklâl savaşını tüm yokluklara rağmen kazanmış ve yeni bir devlet çatısı altında millet olarak varlığını devam ettirmiştir. Bağımsız bir devlet ve bağımsız bir millet olmasını da merhum Mehmet Akif’in İstiklâl Marşı ile dünya âleme ilan etmiştir.

“Kahraman Ordumuza” ithafıyla yazılan ve yayımlanan İstiklâl Marşı aziz milletimizle birlikte payidar olmaya devam edecektir. Mehmet Akif’in “Allah bir daha bu millete İstiklâl Marşı yazdırmasın” temennisine yürekten “amin” demek boynumuzun borcudur.
Sadece yürekten bir “amin” demekle sorumluluğumuz tabii ki bitmiyor. Asıl sorumluluğumuz bu cennet vatanımızı istiklâl savaşı yapacak duruma düşürmemektir.

Merhum Mehmet Akif’in “Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım” mısrasındaki ruh durumunu muhafaza etmek en büyük sorumluluğumuzdur. Biz bu ruh durumumuzu muhafaza edersek “Hakkıdır Hakka tapan milletimin istiklâl” vaadine layık oluruz. Yoksa işimiz zor. Herşeyden önce yapacağımız ilk şey “Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen alsancak” vaadine inanmaktır. Bir kez buna inanırsak altından kalkamayacağımız hiçbir sıkıntı yoktur. Yeter ki biz kendimize, bu aziz milletin gücüne inanalım. İşte o zaman “Doğacaktır sana vaadettiği günler hakkın” mısrasındaki müjdenin de muhatabı oluruz.

Mehmet Akif merhum İstiklâl Marşı’nı kahraman ordumuza ithaf ederek yazmış ve dünya âleme aziz milletimizin “hür yaşadı”ğını, hür yaşayacağını ilan etmiştir. Yeni devletin meclisi de bu şiirin bu milletin istiklâl marşı olmasını kabul etmiştir. Bize düşen bu yapıyı korumak, hatta daha ileri götürmektir. İstiklâl Marşı’nın kabulünün aziz milletimize hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

Selam ve hürmetlerimle…