fbpx

HAYALLER GERÇEĞE ALİAĞA GELECEĞE

Başkana Ulaşın

Hayvana, insana, tabiata bir gün değil her gün sevgi…

Hiç kimsenin durup birileriyle oturup sohbet etmeye vakti yok. Sohbete ayrılan vakit bir başka şeyden feragat etmenizi gerektiriyor. İnsanı mekanikleştiren bir tarzda yaşıyoruz hayatı. Durup gökyüzünü seyredemiyoruz mesela. Oysa insanın sohbete de ihtiyacı var, gökyüzünü seyretmeye de, hatta aylaklık etmeye de.

Hayat tarzımız bunların hepsini birden yapmaya imkân vermediği için, bir yalnızlık, bir neme lazımcılık yakamızı bırakmıyor söz gelimi. Mesela, acıkmış, susamış veya rahatsızlanmış bir sokak kedisiyle, bir sokak köpeği ile ilgilenmeye kimsenin vakti olmuyor. Muhtemelen o kedi, ya da köpek bir yalnızlık esnasında arkadaşlık etsin diye eve alınmış, ama bir müddet sonra sokağa bırakılmıştır. Onlarla ilgilenmek için vaktini bu işe ayırmak, zamanını bu neviden hayvanların hizmetine vakfetmek gerekiyor. Bunları da hayvan hakları dernekleri, gönüllüler ve hayvan barınakları yerine getiriyor. Hayvan barınakları da biliyorsunuz yine ya belediyeler tarafından, ya da gönüllüler tarafından tarafından yapılıyor. Hayatın getirdiği rutin sorunlar bunlar.

Çözümü zor meseleler değil, ama büyük bir problemmiş gibi hayatımızı meşgul ediyor. Bunun aşılması gerekiyor.

Başlangıç noktasını ise bu hayvanların da Allah tarafından yaratılmış bir canlı olduğunun kabul edilmesi oluşturuyor. Yaratılanı sevmek gerekiyor. Hani Yunus Emre diyor ya “yaradılanı severiz yaradandan ötürü”. Temel düsturumuz bu olursa, yani “sevgi” üzerine bina edilmiş bir anlayışımız olursa, meselenin büyük kısmı halledilmiş demektir.

Her yaratılanın farklı bir işlevi vardır ve o işlevlerden biri bizim yalnızlığımızı gidermek değildir. Sevmek, her şartta sevmektir bizi sorunlardan kurtaracak olan.

O zaman durup gökyüzünü seyretmeye de vaktimiz olur, sohbet etmeye de. Aç, ya da susuz veya rahatsızlanmış bir hayvanla ilgilenmeye de vakit ayırabiliriz. İnsanların hepsi aynı fıtratta ve meşrebde değil. Hayvanlara kötü muamelede bulunanlar da oluyor ne yazık ki. Bunlar tespit edildiğinde tabii ki cezalandırılıyor. Fakat bunlarla muhatap olmasak daha iyi olmaz mı? Hayvanları koruma gününün belki bu neviden hassasiyetlerin gelişmesine katkısı olur. Biz hassasiyet gösteriyoruz, ama hassasiyetin yaygınlaştırılması gerekiyor. Herkesi, hayvanları koruma konusunda hassasiyete davet ediyoruz.

Bu duygularla tüm Aliağalılar’a selam ve hürmetlerimi iletiyorum.